ADYÜ İslami İlimler Fakültesi İslam Felsefesi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Caner Ilgaroğlu din ticareti hakkında açıklamada bulundu.

TÂCİDDİN GÖRÜNÜMLÜ TÂCİRİDDÎN konu başlığı ile din istismarını, din ticaretini eleştirdi. Doç. Dr. Muhammet Caner Ilgaroğlu; sözlerine şöyle devam etti:

“Taciddin ya da Taceddin ismi, kelime anlamı itibariyle dinin tâcı, dinin sevilen, muteber kişisi manalarına gelmektedir. Taciriddin ise din tüccarı anlamına gelen Arapça bir tamlamadan benim bu yazı için isimleştirdiğim bir ifade. Bu iki ismin biçimsel benzerliğinden ve anlamsal karşıtlığından yola çıkarak din istismarını, din ticaretini eleştirmek istiyorum.

Ancak hemen şunu belirtmeliyim ki benim burada dile getireceğim din ticareti, derinlemesine analiz gerektiren ve tarihsel bir arka planı olan siyasi ya da sosyal boyutlu olan din ticareti değil. Belki onu da başka bir zaman yazabilirim. Bu yazıda basit, adi, sıradan bir din ticaretinden bahsedeceğim. Aslında ticaret bile denmeyecek cinsten olanı. En ucuzundan, bit pazarı mesabesinde iş gören diyebiliriz.

Geçenlerde bir TV programında İmam Hatip Liselerine ve İlahiyat Fakültelerine çocuklarınızı göndermeyin orada bozuluyorlar diye millete çağrı yapıldı. Sanırım bu eğitim kurumlarından mezun olanlar dini ticarete alet edenlerin satış yapabileceği, düşünmeden alışveriş yapan müşteri profiline uygun kişiler değiller.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), Mekkeli müşrikleri İslâm’a davet ettiğinde ve bu davetinde ısrar ettiğinde müşriklerin ileri gelenleri yani Mekke’nin ticaret gelirini elinde tutan cahiliye dönemi Taciriddinleri, Efendimize bu ısrarından vazgeçmesi için para, kervan, makam, kadın teklifinde bulundular. Çünkü müşrik kafası materyalisttir. Her şeyi maddeyle ölçer. Onun için her şey, maddi bir değer taşır gerek takas gerek ticaret malı olarak kullanılabilir. Ancak mü’min zihni metafizik düşünür. Onun için ortada somut, maddi bir karşılığı olmayan ama her şeyden daha değerli şeyler vardır. İşte Efendimiz onların bu tekliflerini “Vallahi güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz de davamdan vazgeçmem” diyerek reddetti. Bunun üzerine müşrikler kendisine “deli, cinlenmiş, aklını yitirmiş” gibi iddialarda bulundular. Çünkü akılları materyalistti ve böyle bir teklifin reddedilmesini anlamıyorlardı.

İşte şimdilerde cahiliye dönemi müşrik kafasını taşıyan, kendisini dinin tacı, sevilen kişisi olarak gösteren Tâceddin görünümlü Tâciriddin’ler bu kez dinin bizzat kendisini, kitabını, ayetlerini hunharca pazarlamaktalar.

Bu kişilere itibar etmemek tezgahlarına gelmemek ve onların ucuz ticaretine Kur’ân’dan ayetlerle cevap vermek lazım.

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ

“(Hz. Nûh) Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir”. (Şu’arâ 26/109)

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ

“(Hz. Hûd) Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir”. (Şu’arâ 26/127)

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ

“(Hz. Sâlih) Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir”. (Şu’arâ 26/145)

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ

“(Hz. Lût) Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir”. (Şu’arâ 26/164)

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ

“(Hz. Şuayb) Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.”. (Şu’arâ 26/180)

Necip Fazıl Kısakürek, konuyu veciz ifadelerle şöyle anlatıyor;

“Ticaretin bin ziyan!” diye bir ses

rüyada; mezarına seninle girecek şeyi

kazan! Seni gözleyen eşya, bitpazarı

dünyada Patiska kefen, çürük teneşir

isli kazan! Minarede “ölü var” diye bir acı

salâ… Er kişi niyetine saf saf namaz…

Ne hâlâ! Böyledir de ölüme kimse inanmaz

hâlâ! Ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan.” diyerek sözlerini bitiren Ilgaroğlu; vatandaşın bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirtti.

HABER: PINAR ETCİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here